17 Mayıs 2011 Salı

belki çenem düşer...

Uzun zaman oldu yazmayalı, çiziktirmeyeli, söylemeyeli, konuşmayalı.Ne diye sustum bunca zamandır onuda bilemiyorum ama insana arada böyle inziva gerek demek. İyi de geldi, hemdee ne iyi ne iyi.

Düzce de ufak bi hayata başladım, çokta uzun süremiycek bir hayata, tam 1 ay oldu, bu benim inziva durumumdan çok sonra olmuş birşey tabi, o yüzden artık bu kadar susmak yeter dedim ve burdayım yine. Madem artık burdayım, yazabileceğim, konuşabileceğim, huzurumun tavan yaptığı bir yerdeyim o zaman yazmak gerekiyor çenemi sonunda kadar açabilirim...

Belki kırmızı şarap hikayeleri anlatırım size, yada hızımı alamadığım kitap alışverişimi, gecelere fena alışmış olmamı, yalnızlığın ne kadar güzel ve huzur dolu bir yanı olduğunu, hııım harika bir huzur hemde.
Sonra işini sevmeyi, çalıştığı yeri sevmeyi, bundan sonsuz mutluluk duymayı, evinden kilometrelerce uzakta bambaşka hayatların içine pat diye düşmeyi, alışmayı, yıllardır arkadaş zannetmeyi, bu kadar çabuk gelen güven veren his aidiyetliği, yeniden aşk düşünmeyi, özlemeyi, özlemekte çok güzel bir hismiş çook, neden mi? o zaman kıymet anlamayı da anlatırım belki size. Kim bilir belki size daha neler neler anlatırım ;)

Hiç yorum yok: